Schengen Sürdürülebilir mi?

 Schengen Sürdürülebilir mi?
Avrupa Birliği, temelinin dayandığı Roma Antlaşması’nın imzalandığı 1957 yılından bu yana hem iç hem dış faktörlerin etkisiyle birçok krizle yüzleşmek zorunda kalmıştır. Avrupa’nın kendini içinde bulduğu krizler, entegrasyonun daha ileri boyutlara taşınmasında bir itici güç olmuş ve neticede daha bütünleşmiş bir ‘Avrupa’ doğurmuştur.  Üye ülkeler Bosna’daki krizde etkin bir politika izleyememeleri AB’nin kurucu antlaşması Maastricht’e Ortak Dış Politika sütunun eklenmesinin yolunu açarken, 2000 yıllarında taraflar arasında süren Anayasa krizi tartışmaları 2007’de Lizbon Antlaşmasını ortaya çıkarmıştır. Geçmişteki bu örnekler krizlerin AB için bir avantaj oluşturduğunu gözler önüne sererken 2015 yılında baş gösteren mülteci krizine çözüm olarak Avrupa ülkelerinin  tek başlarına Schengen’i askıya alıp sınır kontrollerini geri getirmesi AB’nin geleceği noktasında endişeye sevk ederken bu krizin birliği ileri taşıyıp taşımayacağı tartışma konusu.
Birliğin önemli bir kazanımı olarak atfedilen ve 26 Avrupa ülkesi arasında serbest geçişi sağlayan Schengen’i tekrardan gündeme getiren konu Avrupa’ya yüzbinlerce insanın sığınma arayışı. Uluslararası Göç Örgütü (IOM)[1]’ün verilerine göre 2015 yılında 1 milyon aşkın kişi Avrupa’ya kaçarken sadece 2016 yılı başından bu yana Afrika ve Ortadoğu’dan deniz yoluyla İspanya ve Yunan adalarına geçip Avrupa’ya ulaşmaya çalışan mülteci ve göçmen sayısı yaklaşık 156 bini buldu. Uluslararası Göç Örgütü’nün paylaştığı bu veri 2015 yılı aynı period içindeki yaklaşık 20 bin mülteciden ise oldukça fazla.
2015 yılında patlak veren mülteci krizinin 2016 yılı başlarında da devam etmesi, bazı üye ülkelerini acil önlem planı olarak sınır kontrollerini tekrardan geri getirmelerine neden olmuştur. Özellikle birçok mültecinin gitmek istediği ve başından itibaren diğer AB ülkelerine nazaran açık kapı politikasıyla bilinen Almanya ve İsveç’in, sınır kontrollerini geri getirmesi, Schengen üzerindeki tartışmaları alevlendirmiştir. Diğer taraftan ulus vurgusunun diğer AB ülkelerine nazaran daha ağır bastığı Fransa kamuoyu, çok fazla mülteci alımının ülke adına maaliyetli olacağı endişesini taşımakta[2]. Danimarka ise mülteci akışını kontrol altına almak için Almanya ile paylaştığı sınır geçişlerinde kontrol uygulamaya başlarken, Avusturya üzerinden Almanya’ya geçmek isteyen sığınmacılar Avusturya yönetimin sınır kontrol uygulamasıyla karşı karşıya. AB’yi mülteci akınına karşılık Birlik sınırlarını koruyamamakla eleştiren Avusturya, bu durumun devam etmesi halinde Schengen’in tehdit altında olacağı ve dolayısıyla her üye devlet kendi ulusal sınırlarını üzerinde kontrolleri sağlamak zorunda kalacağı yönünde AB’ye uyarılarda bulunmuştur.[3]
Yunanistan ise 2016 yılı başından günümüze Avrupa’ya ulaşmaya çalışan 150 bin[4]mültecinin ilk durağı olarak Schengen tartışmasının merkezinde yer alıyor. Bir Schengen üyesi olarak Yunanistan, diğer Avrupa ülkeleri tarafından kontrollü geçişleri sağlayamadığı ve Avrupa’ya mülteci akınını durduramadığı yönünde eleştiriliyor. Bu yüzden AB Yunanistan’dan Mayıs ayına kadar deniz sınırında denetimi arttırmasını, sınır kontrol prosüdürünü uygulamasını, böylece mültecilerin diğer AB ülkelerine geçişini önlemesini istiyor. Eğer Yunanistan sunulan planı uygulamada başarılı bir performans sergileyemezse Schengen ülkeleri 2 yıla kadar kendi sınır kontrollerini uygulamaya başlayacak[5]. Dolayısıyla Kuzey Avrupa ülkelerine geçmek isteyen mülteciler Yunanistan’la sınırı paylaşan diğer üye ülkelerin kontrolleriyle karşı karşıya kalacak.
Schengen Sistemi Çökerse
1,7 milyon AB vatandaşı Schengen’den istifade edip iş için farklı Avrupa ülkesine gün içinde gidip gelirken Schengen bölgesinde her yıl 2.8 trilyon Euro değerinde mal geçişi sağlanıyor. Ancak AB entegrasyonun en büyük başarılarından biri olarak görülen Schengen’in çökme ihtimali Avrupa Birliği’nin bu ekonomik kazanımlarına set vuracak. Yatırım bankası Morgan Stanley’in araştırmasına göre serbest dolaşımın sekteye uğraması durumunda 10 yılda Avrupa ekonomisi 110 milyar Euro zarar göreceği tahmin ediliyor. Buna ek olarak bölünmüş Avrupa kıtasında uzun vadeli yatırımların zarar görmesinin yanı sıra  Avrupa’nın ekonomik krizlere karşı direnci de azalacak[6]. Serbest dolaşımdan geriye gidilmesi ihtimaline yönelik Komisyon Başkanı Jean Claude Junker ise Schengen sisteminin çökmesi halinde arkasından AB’nin Euro ve Tek Pazar kazanımlarını da kaybedilebileceğini ifade ediyor[7]. Halihazırda yaşlanan nüfusuyla gelecekte ekonomik bir darboğaz tedirginliği yaşayan AB, Schengen kazanımlarını kaybetmeyi göze alabilir mi?
Sonuç
Bugün AB ve  üye ülkeler serbest dolaşım kazanımlarından kolay kolay vazgeçilemeyeceği yönünde tutum sergileseler de mülteci krizine karşı başlattıkları sınır kontrolleri Schengen’i ciddi bir tehdit altına sokmaya devam etmekte. Her ne kadar geçici sınır kontrollerinin uygulanabileceği Schengen antlaşmasında belirtilmiş olsa da Avrupa’da yaygın olan kanı yukarıda geçen devletlerin sınır kontrolleri üzerinde söz haklarından yakın zamanda vazgeçmeyeceği yönünde. Özellikle popülist ve mülteci karşıtı söylemlerin ve bunları destekleyen sayısının gittikçe arttığı konjonktürde, Avrupalı liderler halkın nazarında sınır kontrolünü sağlayarak kredibilitisini korumak isteyecek. Böyle bir durumda Schengen’in domino etkisiyle Euro ve Tek Pazar’ı tehlikeye sokması ‘dinamizmi azaltan kriz’[8]olarak  (AB’nin doğal süreci dışında ayrışmaya ve parçalanmaya götürecek kriz) Birliğin parçalanmasına giden yolu açabilir.


[1] http://www.iom.int/news/mediterranean-migrant-arrivals-2016-near-155000-deaths-reach-467
[2]Stefan Lehne, “How the Refugee Crisis Will Reshape the EU”, 4 Şubat 2016, http://carnegieeurope.eu/2016/02/04/how-refugee-crisis-will-reshape-eu/itj7
[3]https://www.rt.com/news/329215-austria-borders-migrants-schengen/
[5] https://www.rt.com/news/332316-greece-eu-ultimatum-schengen/
[6] http://www.telegraph.co.uk/business/2016/03/01/schengen-collapse-is-bigger-economic-threat-to-europe-than-brexi/
[7] http://www.economist.com/news/briefing/21690066-europe-desperately-needs-control-wave-migrants-breaking-over-its-borders-how
[8] Haluk Özdemir, Avrupa Mantığı, İstanbul, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, 2015, s. 262

Kübra Çetin 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Eski sayfalardan yarım kalan şiirler

Eşik